Haziran 28, 2017

Dostluk, Ama Nasıl ?

İzmir ve çevresinde Rodos ve İstanköy adası kökenli çok sayıda Türk yaşar. Bunların çoğunun adalarda kalan akrabaları vardır. Onları görmek için Yunanistan İzmir Konsolosluğu’ndan vize talebinde bulunduklarında doğum yerleri nedeniyle akla hayale gelmeyecek zorluklarla karşılaşırlar. Ancak bu zorlukların düzeyini çevrelerine bir türlü anlatamazlar. Bırakınız Rodos ve İstanköy doğumlu olanları, Türkiye doğumlu insanlarımız bile  Yunanistan’dan binbir zorluklarla vize alabilirler. Gazeteci arkadaşımız Asuman Abacıoğlu, 25 Eylül 2009 tarihli Cumhuriyet Ege’de başına gelenleri şöyle anlatıyor; “ Vize talebinde bulunduğumuzda onur kırıcı bir şekilde kredi kartı ekstrelerinizi, maaş bordrolarınızı, özel belge ve bilgilerinizi isterken, size az gelişmiş bir ülke vatandaşı olduğunuzu altını çizerek hatırlatıyorlar. Bu da yetmiyor; sizi de görmemiz lazım denilerek işinizi gücünüzü bırakıp ayaklarına kadar gidip arzı endam etmeniz gerekiyor” ve “İki ülke arasında karşılıklı el sıkışmalar, ortak düzenlenen etkinlikler, heyetlerin güleryüzle yan yana verdikler fotoğraflar bir aldatmaca mıydı?” diye soruyor. Abacıoğlu, Türk- Yunan ilişkilerini “ Tek Taraflı Bir Aşk” olarak nitelendiriyor. 
Abacıoğlu’nun değerlendirmesine katılıyorum. Kimilerimiz, tek taraflı bir aşk yaşadığımızın farkında olsa bile ticaretin yoğunlaştırılmasıyla bunun iki yanlı aşka dönüştürülebileceğini düşünüyor. Bununla birlikte , Türk-Yunan ilişkilerine gerçekçi gözle bakmakta yarar var.Yunanistan’da hala Türk düşmanlığı devam ediyor. Yunanlı politikacılar bunu kullanıyorlar. Düşmanlık iki temelden besleniyor.  Yunanlılarda,bir yandan Türkler’e karşı yüzlerce yıl Osmanlı egemenliğinde yaşamış olmaktan kaynaklanan olumsuz düşünceler  var. Bir yandan da Avrupamerkezci yaklaşımın ileri sürdüğü uygarlığın beşiği oldukları inancı devam ediyor (Bu görüşün çoktan çürütülmüş olduğunun farkındalığında değiller. Bakınız Hobson J.M, 2008, Batı Medeniyetini Doğulu Kökenleri, YKY Yayınları, 2453). Bunların getirdiği düşünceler ışığında Türklere karşı düşmanlık-dostluk, nefret-sevgi, aşağılık kompleksi-üstünlük kompleksi gibi yaklaşımlar harman olmuş durumda. Taze bir örnek verelim; Yunanistan’da 4 Ekim 2009’da seçimler olacak. Seçimlerin iki lideri Türkiye üzerinden puan toplamaya çalışıyorlar. Geçenlerde TV’de bu doğrultuda  Annan Planı üzerinde de ilginç bir tartışma yapıldı. Karamanlis, Annan Planı’na Rum halkının hayır demelerini sağlamak için çalıştıklarını söyledi. Oysa, o günlerde Türkiye’de kimi çevreler ve Kuzey Kıbrıs Türk halkı Annan Planı’na “evet” dememiş miydi? Bir başka örnek İzmir’i ilgilendiriyor. Büyükşehir Belediyesi 2oo6 yılında Selanik’i kardeş şehir olarak kabul ederken Selanik Belediyesi “Sözde Pontus Soykırımı Anıtı’nı” dikmişlerdi. Yunanistan Cumhurbaşkanı dahil, Karamanlis ve Papandreu da anıtın dikilişine destek vermişlerdi. Sanırım yakın günlerde bu konuyu, uluslararası arenaya da getireceklerdir.
Önce şu konuyu hatırlatalım; Dostluk karşılıklı gelişir. Bu kapsamda Rodos, İstanköy adaları ile Batı Trakya’da yaşayan Türkler’in kültürel kimliklerinin korunmasında önemli sorunlar olduğunu, Osmanlı mimarisinin hoyratça yok edilmek istendiğini, yapılan onarımların göstermelik olduğunu bilelim. Yunanistan’ın her platformda Türkiye’yi zor durumda bırakmak için çalıştığını aklımızdan çıkarmayalım. 
Bu bilgilendirme kapsamında Türk- Yunan ilişkilerini geliştirmek için de çalışalım. Şunu bilelim; Yunan Halkında Türkler’e karşı olumsuz yargılarını silmek dostluğun kurulmasında birinci koşuldur. Bu doğrultuda Yunanistan ile öğrenci değişiminden kültürel ilişkilere kadar her türlü toplumsal etkinlikleri sürdürelim. Bunların sonucunda Yunanlı komşularımız Türk dostluğunun kendilerine yarar getireceğini göreceklerdir. Başka çaremiz yoktur. Aksi durumda bir yanda Rakı-Uzo kadehleri karşılıklı şerefe kaldırılacak, diğer yandan da iki komşu silahlanmaya devam edecektir. Bir yeni haberle yazımızı sonlandıralım; Yunanistan geçtiğimiz günlerde Fransa’dan uzun menzilli silahlar almış. Acaba bunlar kime karşı konuşlandırılacak? Türk Yurtseverleri, bunun emperyalist ülkelerin bir oyunu olduğunu söylüyor. Ya Yunan Aydınları ne diyor? Henüz görüşlerini öğrenemedik.