Mayıs 24, 2017

İstanbul Genel Kurul İletisi

Rodos,İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği İstanbul Şubesi’nin değerli üyeleri,sevgili soydaşlarım,

İstanbul Şubemizin ilk genel kurulunu yapıyoruz.Sizleri dernek merkezimizin ikinci başkanı Ahmet Kırevliyası aracılığıyla selamlıyor,sevgilerimi sunuyorum.

Bu yıl,merkezimizin de kuruluşunun  yirmi birinci  yılın ulaşmış bulunuyoruz.

Bilindiği üzere, Rodos ve İstanköy Türkleri olan soydaşlarımız, 21. yüzyılın başında yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin eşit  yurttaşları(?) olan Onikiada Türkleri bir  uygarlık projesi olarak nitelendirilen projenin nimetlerinden yararlanmaktan uzaktırlar. Öyleki,Adalarda yaşamakta olan Türkler,tanımadıkları kişilere Türk olduklarını ifade edememekte,Yunan Müslümanı olduklarını söylemek zorunda kalmaktadırlar.Korku egemen bir durum olmuştur.

Oysa, çağımızda  insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü gibi evrensel kavramlar uluslararası arenanın en çok  dile getirilen kavramları arasında  yer almaktadır.

Bu ortam ve koşullarda,geçen süre içinde dernek olarak ;Yunanistan’da Batı Trakya Türkleri dışında Rodos ve İstanköy adalarında da yaşamakta olan Türklerin varlığını duyurduk.  Adalardaki Türklerin; Türkçe Eğitim-Öğrenme Hakkı, Din ve İbadet Hakkı, Vatandaşlık,Nefret ve Baskı Ortamı, Osmanlı Türklerinden Kalan Kültürel Mirasın Korunmasından kaynaklanan sorunları yanı sıra Vakıflar  Sorunu gibi sorunlarını Türkiye ve Dünya kamu oyuna anlatmaya çalıştık.

Bu doğrultuda ulusal ve uluslararası boyutlarda çalışmalar yaptık.Derneğimizi Birleşmiş Milletler,Avrupa Konseyi,Avrupa İşbirliği ve Güvenlik Teşkilatı, Avrupa Halkları Federal Birliği (FUEN) gibi kurumlarda temsil ettik,sorunlarımız İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)’nda dile getirildi.

Uluslararası Sınır Tanımayan İnsan Hakları Örgütü (HRWF)’ne “Yunanistan: Rodos ve İstanköy’deki Etnik Türkler” raporunu hazırlattık.Rodos, İstanköy ve Onikiada Türklüğü’nün Yakın Tarihi Üzerine Sözlü Tarih Projesi’ni yürüttük.Türkiye’ye göç etmiş Rodos  ve İstanköy Türkleri  arasında dayanışmayı artırma, kültür, örf ve geleneklerini yaşatma ve öğretme  konularında  etkinlikler yaptık ve “Rodos ve İstanköy Türklüğü” ile “Rodos ve İstanköy Türklerinin Yakın Tarihi” kitaplarını yayınladık.Çok yakında “Rodos ve İstanköy Türklüğü Ansiklopedisi” de elinize ulaşmış olacak.

İstanbul Şubesi’nin değerli üyeleri,sevgili soydaşlarım,

Geçtiğimiz ay,Antalya Şubemizin de  kuruluş işlemlerini başlattık.Geçici yönetim kurulumuz oluşturuldu.Ankara Temsilcimiz de belirlendi.

Bu etkinliklerimizle adalarda yaşamakta olan akrabalarımıza yalnız olmadıklarını,onların dertlerine çözüm yolları bulma doğrultusunda Türkiye’deki derneklerinin varlığını duyumsatmaya,moral güçlerini artırmaya çalışıyoruz.”Sizler  unutulmuş değilsiniz” diyoruz.

Dernek olarak,yapmakta olan çalışmalarımızda  Türk ve Yunan Halkları arasında dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesine özen gösteriyoruz. Ancak bu içten istek, bir sivil toplum örgütü olarak Rodos ve İstanköy Türklüğünün sorunlarını dile getirme konusunda çalışmalarımızın karşıtı değildir. Derneğimizin  bütün üyeleri,Türkiye ile Yunanistan arasındaki dostluğun sağlam temellere oturtulmasının, öncelikle ilişkilerde sorun olan konuların dile getirilmesi ve konuşulmasından  geçtiğine inanıyor.

İzin verirseniz,bu bağlamda bir olayı da  anlatmak gereğini  duymaktayım.O  da şu: Rodos’da  vefat eden bir akrabamın yakınlarına baş sağlığı dilemek,aynı zamanda Rodos ve  İstanköy Kültürü üzerinde kütüphanelerde incelemelerde bulunmak üzere Ahmet Kırevilyası ile gitmiş olduğum Yunanistan’da  yazılı olmayan bir gerekçeyle 30 Ağustos 2016 akşamı  30 m²’lik alanda 21 kişinin bulunduğu çok kötü ortama sahip nezarette tutuklandım ve bir gün sonra sınır dışı  edildim.Kişiliğime yapılan bu hareketi, ister istemez  Yunan makamlarının Rodos, İstanköy ve Onikiadalar’da yaşayan Türk toplumuna olduğu  üzere  Batı Trakya Türklerine de yönelik doğrudan bir sindirme girişimi olarak yorumluyorum.

Bununla birlikte,tutuklama ve sınır dışı edilmeme,Türkiye ve Batı Trakya Türkleri Medyası ve sivil toplum örgütleri,Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN) ve Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) dışında, Yunan aktivistleri de tepki göstermiş ve bu tepkilerini uluslararası platformlara taşımışlardır. Yunan aktivistlerinin göstermiş olduğu duyarlılık,Türk ve Yunan halkları arasında eşitlik temelinde kalıcı dostlukların kurulabileceği konusunda umut ve beklentilerimi desteklemesi açısından yaşamsal bir  öneme sahiptir.

Bunların ötesinde,İstanbul Şubesi Başkanımız  Rafet Faralyalı’nın göstermiş olduğu dayanışma iletisi,en az diğer kınama açıklamaları kadar önemli olmuştur.Sayın Faralyalı; “başkanımızın uluslar arası hukuk çerçevesindeki başarılı çalışmalarına  tahamülsüzlüğün göstergesi olan ve tamamen planlı ve de art niyetli, yunan güvenlik makamlarının bu insanlık dışı ve şovenist uygulamalarını  kınadığımı belirtir, başkanımızın, ulusal ve uluslararası hukuka tamamen uygun olan derneğimiz amaçlarına uygun çalışmalarında her zaman olduğu gibi bundan sonra da beraberinde olduğumuzu da beyan ederiz. “demiştir.Kendisine teşekkür ediyorum.

İstanbul Şubesi’nin değerli üyeleri,sevgili soydaşlarım,

Bir anlamlı etkinliğimizi de anımsatarak iletime son vermek istiyorum.7 Kasım 2016 günü Aziz Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahına  resmi bir ziyaret yaptık .Şeref Defterine yazdığımız  bir paragrafı size iletmek istiyorum;

“Aziz Mustafa Kemal Atatürk,

Bizler,yakın tarihimizde Balkan Savaşları’nda şehit düşmüş ve  Türkiye’deki Milli Mücadele sırasında İtalyanlardan temin edilen silahlarla Anadolu’ya  silah sevkiyatı  yapan Rodos Menfaat-ı Milliye Örgütü’nün çocuklarıyız.Bizler, Sizin  kurduğunuz  Cumhuriyet’te Reşit Galip,Şükrü Kaya gibi Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlığı yapan seçkin Rodos ve İstanköy Türklerinin  soydaşlarıyız.

Bizler,Türk kültürel kimliğini kayıp etmemek için Adalar Denizi’nden Türkiye’ye göç eden ve  kurucusu olduğunuz Cumhuriyet’in sağladığı olanaklarıyla iş ve aşa sahip  olan ve  yüksek öğretimin de en yüksek mertebesine yükselebilen Türkleriz.

Ancak adalarda da yaşamakta olan soydaşlarımız vardır.Bununla birlikte  Yunanistan’ın asimilasyon politikasına “dur” denmediği takdirde, kısa bir süre sonrasında  Adalı Türklerden söz etmek olası olmayacaktır.

Akrabalarımız,soydaşlarımız adına Türkiye’de örgütlenmiş adalar Türkleri olarak Yunanistan Devleti’nden adalarda kalan soydaşlarımızın Türk kültürel kimliğinin  kabul edilmesini, çocuklarımızın çift dillilik  temellinde anadillerini öğrenmeleri için kapatılan okullarının yeniden açılmasını ve Osmanlı Türklerinden kalan mimari eserlerin korunmasını talep ediyoruz ve bu doğrultuda çalışmalar yapmaktayız.

Biliyoruz ki kültürel kimlik insanların doğuştan gelen haklarıdır. Kendi kültürel haklarını koruma temelinde bunu en iyi kavrayan önder Siz oldunuz.

Bu duygu ve düşüncelerle Rodos,İstanköy ve Onikiada Türkleri olarak,ilkelerinize  sahip çıkmayı sürdüreceğiz.” dedik.

İstanbul Şubesi’nin değerli üyeleri,sevgili soydaşlarım,

İstanbul Şubesi Genel Kurulunda alacağınız kararların Rodos ve İstanköy Türklerinin  dayanışmasına katkına bulunacak etkinliklere hız vereceğine inanıyorum.

Sizlere  en içten saygı,sevgi ve özlemlerimi sunuyorum.

Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı

Rodos,İstanköy ve Onikiada Türkleri   Kültür ve Dayanışma Derneği adına:Başkan