Temmuz 26, 2017

Rodos-İstanköy Türklerinin Sorunları Birleşmiş Milletler’de.

Rodos-İstanköy Türklerinin Sorunları Birleşmiş Milletler’de.

Avrupa Milletleri Federal Birliği(FUEN), 27 Şubat-24 Mart 2017 tarihlerinde Cenevre’de gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler(BM) İnsan Hakları Konseyi 34. Oturumu’na Rodos-İstanköy Türkleri ve Batı Trakya Türk Azınlığının sorunları hakkında iki yazılı bildiri sundu.

FUEN Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu(TAG) koordinasyonu ile FUEN’de Rodos-İstanköy Türklerini temsil eden Rodos, İstanköy, Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği(ROİSDER) ve  Batı Trakya Türk Azınlığı’nı temsil eden Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu(ABTTF), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği(BTAYTD) ile Dostluk, Eşitlik, Barış(DEB) Partisi işbirliği ile hazırlanan iki bildiride FUEN, Yunanistan’daki Türk azınlığın güncel sorunlarını gündeme taşıdı.

Rodos ve İstanköy Türklerine yönelik asimilasyonun önemli bir tehlike oluşturduğunu belirten FUEN, Türkçe ve Yunanca olmak üzere iki dilde eğitim veren okulların 1972’de kapatılması sonucunda bugün devlet okullarında öğrenim gören çocukların anadilleri olan Türkçeyi yalnızca başlangıç seviyesinde konuşabildiklerini belirtti. FUEN, adalarda yaşayan Türkler için temel iletişim ve kendini ifade etme aracı olmanın yanısıra eğitim ve din alanında da bir geçiş aracı oluşturan Türkçe dilinde eğitim veren okulların kapatılmasının Yunan makamları tarafında kültürel asimilasyon politikasının bilinçli bir uygulaması olduğunu kaydetti. FUEN, en azından ilkokul düzeyinde iki dilde eğitim veren okulların yeniden açılmasını istedi.

Batı Trakya Türk Azınlığı’na karşı siyasi önyargı ve nefretin bölgede hükümet politikasının bir parçası olarak baskı ve tehdit ortamı yarattığını belirten FUEN, bu durumun en önemli göstergesinin azınlık temsilcilerinin sözleri ve eylemleri nedeniyle adli soruşturma ve kovuşturmaya maruz kalmaları olduğunu belirtti. Bölgede yaşanan adli kovuşturmaları örnek gösteren FUEN, Gümülcine ve İskeçe seçilmiş müftülerine yönelik adli kovuşturma ve yargılanma sürecinin ise düşünce ve ifade özgürlüğünün yanı sıra din alanındaki özerk yapının hiçe sayılarak devlet tarafından atanmış müftü uygulamasına karşı çıkan Batı Trakya Türk Azınlığı’na yönelik bir tehdit ve gözdağı olduğunu belirtti. FUEN, gözdağı ve tehdit stratejisine son vererek Batı Trakya Türk Azınlığı üyelerinin düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı göstermesini istedi.

FUEN’in BM İnsan Hakları Konseyi’ne Rodos-İstanköy Türkleri ile ilgili sunduğu yazılı bildirinin tam metni için: https://daccess-ods.un.org/TMP/3280911.14759445.html

FUEN’in BM İnsan Hakları Konseyi’ne Batı Trakya Türk Azınlığı ile ilgili sunduğu yazılı bildirinin tam metni için: https://daccess-ods.un.org/TMP/6091143.48888397.html