Temmuz 25, 2017

Rodos ve İstanköy Türklüğü - Türkçe

türkçe-ön-kapak

Sunuş

Dünya kamuoyunda Yunanistan’daki Türk Varlığı’nın Batı Trakya’yla sınırlı olduğu algısı vardır. Bununla birlikte Rodos ve İstanköy ağırlıklı olmak üzere Onikiadalar’da yaşayan ve sayıları 6.000 civarında olan bir Türk nüfus da bulunmaktadır. Yunan makamları, 1923 yılında Lozan Barış Andlaşması imzalandığında Onikiadalar’ın İtalyan yönetimi altında bulunduğu gerekçesiyle söz konusu soydaşlarımıza “azınlık” statüsü tanımamıştı.

Diğer yandan üzülerek söylemek istediğimiz bir konuyu da size iletmek isteriz. Anadolu doğumlu yurttaşlarımızın çoğunluğu Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan Türk ve Müslüman soydaşlarımızın varlığından haberdar değildi(r). Kimileri turist olarak geldikleri adalarda Türk esnafla karşılaştıkları zaman şaşkınlık geçirmektedir. Şaşkınlıkları, Türkiye’deki kimi şehirlerinden daha fazla, ancak çoğunluğu bakımsız olan ve Osmanlı Türkleri’nden kalan kültür eserlerini görünce daha da artmaktadır.

Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan Türkleri Sorunları, Türkiye Kamuoyu’na 1996 yılından itibaren Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından duyurulmaya başlandı.

Uluslararası kamuoyuna ise ilk kez İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bünyesinde 2012 ve 2013 yılı başında alınan kararlar ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisine (AKPM) aktarıldı. Türk Parlamenterleri’nin girişimi ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM)  Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komisyonu’nun hazırladığı “The Sİtuation of the Greek Citizens of Turkish Descent in Rhodes and Kos” başlıklı rapor, AKPM Daimi Komitesi tarafından kabul edildi.

İstenilen düzeyde olmamasına karşılık raporda, Onikiadalar’da yaşayan soydaşlarımızın Türk kimliklerini serbestçe ifade edebilmeleri, Vakıfların yönetiminde söz sahibi olabilmeleri, Müftülük makamına işlerlik kazandırılması, okullarda Türkçe ve din bilgisi derslerinin başlatılması, kapalı camilerin ibadete açılması ve Yunan vatandaşlığını kaybeden Onikiadalılara vatandaşlıklarının iade edilmesine dair beklentilerine işaret edilmiş bulunuldu.

Rodos ve İstanköy Türklüğü’nün Sorunları, sivil toplum örgütü düzeyinde ise ilk kez 26-27 Kasım 2013 tarihlerinde Cenevre’de yapılan Birleşmiş Milletler 6. Azınlık Sorunları Forumu’nda, Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Kaymakçı tarafından aktarıldı. Forumda, Ada Türklerinin Türk Kimliği ile değil, Yunanistan tarafından halen ‘Yunan Müslümanları’ olarak kabule zorlandığı anlatıldı. Kaymakçı ayrıca adalarda yaşayan Türkler’in ana dilde eğitim hakkından mahrum bırakıldığını, dini alanda ise 1972’den bu yana müftülük makamının boş olduğunu söyledi.

Dernek, son olarak 7-11 Mayıs 2014 tarihlerinde Almanya’nın Flensburg kentinde gerçekleştirilen Federal Union of European Nationalities- Avrupa Halkları Federal Birliği (FUEN) 59. Kongresi’ne katıldı ve üyeliği onaylandı. FUEN, Avrupa’da “You Are Not Alone-Yalnız Değilsiniz” şiarıyla 100 milyon nüfuslu ulusal azınlık haklarını savunan bir sivil toplum örgütü olarak görev yapıyor.

Kısaca şu söylenebilir; Rodos ve İstanköy Türklüğü, Türkiye’ye çok yakın olmakla birlikte son zamanlara değin oldukça unutulmuş bir görüntü vermekteydi.

Ancak Onlar, Mübadele gibi geçmişte kalmış sızlayan bir yaramız değil, adalarda varlıklarını sürdürmeye çalışan bir avuç azınlıktır ve Onlar’ın giderek asimilasyonu, bir anlamda insanlığın yok edilmesi demektir. Bu çığlığa, Dünya Kamuoyu gibi Türk Kamuoyu da yanıt vermek zorundadır.

İşte bu bağlamda, ulusal ve uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmek üzere 1-2 Ekim 2014 tarihinde İzmir’de E.Ü. Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nde “Uluslararası Katılımlı Rodos ve İstanköy Türklüğü Sempozyumu, 2014” düzenlenmiş bulunmaktadır. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası arenada ilk olması açısından tarihsel bir öneme sahip olduğu söylenebilir.

Sempozyumda, “Rodos ve İstanköy Türklüğü’nün Güncel Sorunları ve Çözümler” Sunuş Konuşması ile “Uyuşmazlık – Kriz Sarmalından Algı Değişimine Türkiye – Yunanistan İlişkileri”, “Ege Adaları Sorunu’nun Tarihsel Gelişimi”, “Gazeteci Gözüyle Ege’nin Unutulan Türkleri”, “1947 Paris Antlaşması’nda Adaların Konumu” “Avrupa Birliğinde Bireysel Haklar ve Rodos ve İstanköy Türklüğü”, “Yunanistan’da Türk ve Diğer Azınlık Hakları”, “Rodos ve İstanköy Türkleri’nde Sosyal ve Kültürel Yaşam”, “Rodos’ta Türk-Müslüman Vakıflarının Durumu”, “Rodos ve İstanköy’de Türk Eserleri”, “Rodos Osmanlı Mimarisi’nden Örnekler: Kütüphane, Saat Kulesi ve Rüştiye”  ve  “Rodos ve İstanköy Türkleri’nde Oyun Geleneği” gibi konular işlenmiştir.

Görüş ve bilgilerinize sunulmuş olan “Rodos ve İstanköy Türklüğü” kitabı da, Türkçe ve İngilizce olarak anılan sempozyumda sunulan bildirilerden derlenmiştir.

Kitap’da ayrıca, Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin Kısa Tarihçesi de özetlenmiştir. Tarihçe’ye, derneğin kamuoyu gündemine aktardığı kimi Basın Açıklamaları, Yunanistan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiliği ile Rodos ve İstanköy Vakıf Malları Yönetim Kurumu’na yazmış olduğu mektuplar da eklenmiştir.

Sempozyum ve kitabın hazırlanması ve gerçekleştirilmesinde çok sayıda kurum ve kişinin desteği geçmiştir. Sırasıyla, bildirileriyle konuların su üstüne çıkmasını sağlayan akademisyenlere, T.C. Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, E.Ü. Rektörlüğü ile E.Ü.Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’ne ve İngilizce çevirileri gerçekleştiren E.Ü.Yabancı Diller Okulu uzmanlarına  başta derneğimizin yönetim kurulu üyeleri olmak üzere bütün Rodos ve İstanköylü soydaşlarımız adına teşekkür ediyoruz.

Saygılarımızla

Editörler:

Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI

Doç. Dr. Cihan ÖZGÜN

18 Eylül 2014

Bornova/İzmir

türkçe-arka-kapak