Mayıs 29, 2017

Sözlü Tarih Projesi Başlıyor - Yenigün

 Sözlü Tarih Projesi Başlıyor

Rodos, İstanköy ve Oniki Ada Türkleri, adalardaki Türklüğün yakın tarihini ortaya çıkaracak bir projeye hazırlanıyor.

Rodos, İstanköy ve Oniki Ada Türkleri Kültür Dayanışma Derneği, adadaki Türklüğün yakın tarihini belgelerle ortaya koymak için büyük bir projeye imza atacak. Dışişleri Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülecek sözlü tarih projesi ile adalarda Yunan ve İtalyan hakimiyetinin yaşandığı dönemlerde Türklerin sosyal ve ekonomik durumları ortaya çıkarılacak. Öte yandan gayrimenkullerin ve vatandaşlık haklarının yeniden kazanılması da amaçlanıyor.

Rodos, İstanköy ve Oniki Ada Türkleri Kültür Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kaymakçı, bakanlığa gönderdikleri projenin kendilerini oldukça heyecanlandırdığını belirterek ayrıntıları Yenigün okurları ile paylaştı.

Proje bir ilk

Adalardaki Türklüğün yakın tarihi üzerine başlattıkları sözlü tarih projesinin bakanlığa verildiğini ve onay beklediğini açıklayan Kaymakçı, benzer bir çalışmanın daha önce yapılmadığının ve bunun büyük bir eksiklik olduğunun altını çizdi. Osmanlı dönemi ile ilgili yapılmış birkaç tez çalışması bulunduğunu belirten Kaymakçı, “Ancak 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana oradaki Türklerin ekonomik durumu, kültürel kimliklerini koruma konusunda neler yapılmış bu konuda aydınlatıcı bir kaynak yok. Yalnız Cumhuriyet Gazetesi Yazarı sevgili Bahadır Selim Dilek’in yazmış olduğu ‘Ege’nin Unutulan Türkleri’ adlı kitabı atlamamak gerekir. Bu kitap konuyla ilgili çok aydınlatıcı oldu” dedi.

90 kişi belirlendi

Hazırlık sürecinde tarihçilerden de yardım aldıklarını belirten Kaymakçı, projenin ayrıntılarını şöyle anlattı: “Bizim bu projede üç ana amacımız var: Öncelikle İtalyan ve Alman işgali sırasında Rodos ve İstanköy’deki Türklerin sosyal ve ekonomik yaşamları, eğitim durumları, kimlik sorunları, vakıf sorunları ve adalardaki diğer unsurlarla Türklerin arasındaki ilişkilerin durumunu aydınlatmak. 1947 sonrasındaki Yunan döneminde durum ne ölçüde değişti, bunu saptamak ve Yunan hükümetlerinin Türklere bakışını ortaya koymak. Bu üç ana konuyu aydınlatmak istiyoruz. Bunun için yaşları 70’in üzerinde olan 90 kişi belirledik. Rodos’ta, İstanköy’de, İstanbul’da, Fethiye’de, Marmaris’te ve Bodrum’da belirlediğimiz bu kişilere gidip onları konuşturarak bu amaçlar ışığında sorularımızın yanıtlarını arayacağız. Ellerinde belge varsa onları da temin edeceğiz. Dolayısıyla kültürden ekonomiye kadar bir durum saptaması yapacağız. Bunun ışığında gelecekte ne gibi gelişmeler olabilir, varlığımızı korumak konusunda neler yapabiliriz tüm çözüm önerilerini ilgililere aktaracağız.”

Bir başka projenin de Osmanlı döneminden bu yana bölgede kalan önemli mimari eserlerle  ilgili olduğunu açıklayan Kaymakçı, “Bilhassa çeşmeler çok önemli. Bunlarla ilgili Rodos’taki büyüğümüz Sadi Nasuhoğlu bir çalışma yaptı. Onu da bir proje olarak TİKA’ya vereceğiz” dedi.

Tek temsilci biziz

Türkiye’de adalardan göçerek gelmiş ve onların ailelerini oluşturan tahmini olarak 100 bin kişinin bulunduğunu dile getiren Kaymakçı, bu Türkler adına birçok sahte oluşum başlatıldığını, bu Türklerin temsilcisi olan tek derneğin kendileri olduğunun altını çizdi. Kaymakçı, bu adla ortaya çıkan derneklerin asılsız olduğunu vurgulayarak, “Rodos ve İstanköy Türkleri’nin Türkiye’deki tek temsilcisi biziz. Bu Türklerle bağlı olarak kendilerine görev çıkarmış dernekler var. Bunun altını çiziyorum, bu Türklerin Türkiye’deki tek temsilcisi biziz. Diğerleri asılsız derneklerdir.” dedi.

Gayrimenkuller

Gayrimenkullerle ilgili olarak ise Dışişleri Bakanlığı Emlak Dairesi Başkanlığı’nın yardımıyla bir başka proje başlattıklarını açıklayan derneğin 2. Başkanı Ahmet Kırevliyası, Osmanlı dönemindeki tapuların belirlenmesi konusunun üzerinde durduklarını ifade etti. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün adalarda Osmanlı dönemine ait tapuları dijital ortama aldığını ve bu arşivlemenin büyük bir avantaj sağlayacağını belirten Kırevliyası, projeyi şöyle anlattı: “Üyelerimizin dedeleri Rodos’tan gelmiş ve ortada sadece bir duyum var ise biz onlara bir form doldurtup Ankara’ya yollayacağız. Bu kayıtlardan malların ne zaman kime kim tarafından satılmış tüm bu hareketleri görebilecekler. Buraya gelen ancak orada taşınmaz malları olan kişilerin mülklerine yeniden sahip olmaları için bir çalışma içerisindeyiz.”

  1. madde mağdurları

Belli sebeplerle adalardan buraya gelen ve burada kalmış olan kişilerin 19. madde ile vatandaşlıktan çıkarıldığını ve birçok mağduriyetin ortaya çıktığını ifade eden Kırevliyası, “Maddeyi Yunanistan AB’ye girmesi nedeniyle kaldırdı ancak birçok vatandaşımız bu nedenle vatandaşlıktan atılmış oldu. Mülkler bazen sahte vekaletlerle el değiştirdi. Haksız ve katı bir şekilde vatandaşlıktan çıkarılan soydaşlarımızın yeniden vatandaşlıklarını kazanmaları için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. Gayrimenkullerle ilgili de devam eden mahkemeler olduğunu belirten Kırevliyası, “Tüm bunlar için bakanlıktan bir gözlemci talep ettik. Değerli bir hukukçu gönderdiler ve gelip incelemelerde bulundu. Dönüşünde 15 sayfalık bir rapor hazırladı. Bu çalışmalarımız başarıya ulaşırsa oradaki Türk varlığı ve hakları en somut biçimde ortaya çıkarılmış olacak” diye konuştu.

 

Didem Karavelli