DERNEĞİMİZ YUNANİSTAN KÜLTÜR VE SPOR BAKANI’NA İSTANKÖY’ DEKİ VAKIF MALLARININ SATIŞINA TEPKİYLE İLGİLİ MEKTUP GÖNDERDİ

 

 

 

2 Kasım 2020

 

Sayın Lina Mendoni

Ministry of Culture and Sports

Mpoumpoulinas 20-22 Str,

106 82 Athens

 

Sayın Bakan,

Derneğimiz, Rodos, İstanköy ve Onikiadalar’dan göç ederek Türkiye’ye yerleşen Türklerin kurmuş olduğu bir sivil toplum örgütüdür.

Derneğimizin amaçları arasında; Türkiye’ye göç etmiş Rodos, İstanköy ve Onikiadalı Türkler arasında dayanışmayı artırma, kültür, örf ve geleneklerini yaşatma ve öğretme ile adalardaki Osmanlı Türklerinden kalma kültür eserlerinin yaşatılması, korunması ve restorasyonu için çalışan kurumlara yardımcı olma, kültürel mirasın korunması ve aslına sadık biçimde muhafazası da dahil her türlü kültürel haklarını korumak için girişimlerde bulunma gibi konular sayılabilir.

Çalışmalarımızı gerçekleştirirken amaçlarımızdan biri de Türk ve Yunan Halkları arasında dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesine yardımcı olmaktır.  Bu bağlamda her iki ülke arasında dostluğun sağlam temeller üzerinde inşa edilmesi dileğimizdir.

Sayın Bakan,

Derneğimiz, her iki ülke arasında dostluğun sağlam temellere oturtulmasının, öncelikle ilişkilerde sorun olan konuların çözümünden geçtiğini düşünmektedir.

Bunlardan birisi de  “Vakıflar Sorunu”dur.

Konu İstanköy özelinde incelendiğinde, adaların yönetiminin İtalya’ya geçmesi üzerine, Evkaf’a ait malların başlangıçta bir komisyon tarafından idare edilmesi kararlaştırılmıştı. Adaların 1947 yılında Yunanistan’a geçmesi ile birlikte 517/1947 sayı ve tarihli bir yasa çıkartılmıştır.

Anılan yasada “Adalarda yürürlükte bulunan karar ve kararnameler, Yunan yasalarına aykırı olmamak koşulu ile gerekli kanunlar çıkarılıncaya kadar geçerlidir.” denmesine karşılık ilk olarak cemaat ve vakıf idaresini denetim altına almak amacı ile hükümet murahhası atanmıştır.

Buna ek olarak Yunanistan, Rodos’ta olduğu üzere İstanköy’deki vakıfları yüzde 0,6 oranında emlak vergisine tabi tutmaktadır. Başka bir ifadeyle İstanköy ve Rodos’ta yaşayan Türklere ait vakıflardan, gayrımenkulleri olan ticari bir kuruluş ile aynı oranda emlak vergisi alınmaktadır.Buna karşılık Yunanistan’daki Ortodoks Hristiyan Kilise Kurumları ve Kilise her türlü vergiden muaftır. Burada bir eşitliğin olmadığı gözlemlenmektedir. Bu haksız uygulama, adeta vakıf mallarının elden çıkartılmasına bahane oluşturma mekanizmasına dönüşmüştür.

Sayın Bakan,

Bilindiği üzere Yunanistan’daki Türk vakıfları, 1923 Lozan Barış Antlaşması öncesinde Osmanlı Devleti Hukuk Sistemi’ne uygun olarak kurulmuşlardır ve bugün de Osmanlı Hukuku, İslâm Hukuku ve ikili antlaşmalara uygun olarak yönetilmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda bilinen, ancak dile getirilmekten kaçınılan bir gerçek de, Evkaf Nizamnamesi’ne göre  “Vakıf Malının alınamaz, satılamaz, mülk edinilemez ve miras olarak taksim edilemez” olmasıdır.

Anlaşmaya göre, Evkaf Nizamnamesi uyarınca şimdiye değin gerçekleştirilen satış ve bağış işlemlerinin tümü geçersizdir.

Evkaf İdaresi’nde, Cami, Okul, Medrese, Mezarlık ve Çeşme gibi inanç camiasına ve amme yararına hizmet veren taşınmazların Tapu Senetleri yoktur. Evkaf Nizamnamesi’ni düzenleyen hukukçular, vakıf malının satılmasını engellemek amacıyla anılan yapıtlar için Tapu Senedi vermemişlerdir. Bu nedenle “tapusu olmayan bir mal kanunen satılamaz” kararının geçerli olması gerekmektedir.

Öte yandan, vakıf mallarının korunmasının İstanköy ve Rodos’un Müslüman Türk ahalisinin din ve ibadet özgürlüğü ile bağlantılı bir mesele olduğu aşikardır. Bahsekonu din ve ibadet özgürlüğünün cemaat olarak kullanılabilmesi için söz konusu malların korunması elzemdir. Bu itibarla, Yunan Yönetimleri tarafından atanmakta olan Yönetim Kurullarının sürdürdüğü tasfiye işlemlerinin aynı zamanda din ve ibadet özgürlüğünü kısıtlayan bir niteliği olduğunu düşünmekteyiz.

Özetle, AİHM ve Avrupa Birliği ölçütlerine göre, şimdiye kadar yapılan bu satışların tümü usulsüz ve geçersizdir.

Sayın Bakan,

Son aylarda İstanköy’de de Vakıf Mallarının elden çıkarılması ile ilgili olarak soydaşlarımızdan aldığımız duyumlara göre; İstanköy’e gerçekleştirdiğiniz ziyarette, hasarlı camilerin bakım ve onarımının devletten beklenilmemesi gerektiğini, 2017 depreminde hasar gören, şehir merkezindeki Cezayirli Gazi Hasan Paşa camisinin restorasyonu için gerekli kaynağın elde edilmesi konusunda ise Vakfa ait Çayır/Selveri bölgesinde bulunan 38 dönümlük arazinin 20 dönümlük bölümünün komşu otel işletmesine 600 bin Euro bedelle satılmasını önermiş olduğunuz anlaşılmaktadır.

Sayın Bakan,

Bu önerinizi, öncelikle  Vakıf mallarının satışının Yunan makamlarınca teşvikinin, en iyi ihtimalle Yunanistan’ın ülkesindeki tarihi ve kültürel eserleri koruma bağlamındaki yükümlülüklerini kendi kaynaklarıyla yerine getiremediğini teyit etmek olarak yorumluyoruz . Ancak olumsuz bir yaklaşımla söz konusu tutumunuz, Yunan makamlarının Vakıf mallarının eritilmesine ilişkin politikayı sürdürdüklerinin aleni bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

Sayın Bakan,

Bildiğiniz üzere, Türkiye Balkanlarda ve diğer ülkelerde Osmanlı Dönemi’nden kalan vakıf mallarının  korunması konularında  işbirliği içindedir. Bu kapsamda  Türkiye’nin, Yunanistan’dan gelecek  işbirliği taleplerine de açık olacağı kanaatindeyiz. Dernek olarak da iki ülke arasında olası bir işbirliği halinde maddi ve manevi  her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek isteriz.

Sayın Bakan,

Dernek olarak, Rodos ve İstanköy’e ait aidiyetimiz ve tüzüğümüzün amaçları doğrultusunda konuyla ilgilenmek durumdayız. Ancak, atalarımızdan bize Vakıflar yoluyla kalan mirasın korunması, en başta Yunanistan Devleti’nin de sorumluluğundadır.

Vakıf mallarının satılmaması ya da devredilmemesi konularında, hukuki haklarımız da saklı kalmak kaydıyla, gerekli duyarlılığı bir sivil toplum örgütü olarak sizlerden bekliyoruz.

Gereğini bilgilerinize derneğimiz adına  arz ediyorum.

 

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı

Başkan

 

 

2 November 2020

 

Her Honor Lina Mendoni

Ministry of Culture and Sports

Mpoumpoulinas 20-22 Str,

106 82 Athens

 

Dear Minister,

Our association is a non-governmental organization established by Turks who emigrated from Rhodes, Kos and the Dodecanese and settled in Turkey.

The aims of our association include increasing solidarity among the Rhodes, Kos and Dodecanese Turks who had emigrated to Turkey, keeping alive and teaching Turkish customs and traditions, providing help to institutions working for the protection and restoration of cultural monuments in the island inherited from the Ottoman Turks, and undertaking initiations to preserve all sorts of cultural rights including protection and authentic preservation of cultural heritages.

During the course of our work, one of our objectives is to help develop a lasting friendship and cooperation between Turkish and Greek peoples. In this respect, we truly wish that the friendship between the two countries is based on solid foundations.

 

Dear Minister,

Our association believes that establishing a lasting friendship between the two countries on solid foundations can be primarily achieved through the solution of problematic issues in bilateral relations.

One of them is the “Foundations Problem”.

When this issue is addressed in Kos in particular, it will be seen that it was initially decided that the properties belonging to the Foundations would be governed by a commission after the administration of the islands passed to Italy. With the ceding of the islands to Greece in 1947, a law dated 517/1947 was enacted.

Although the law in question stipulates that “The laws and regulations currently in force in the Islands will stay in force until necessary laws are enacted, provided that they are not in violation of Greek laws“, firstly a government delegate was appointed in an effort to take control of the administration of the community and the foundations.

Moreover, foundations in Kos as in the case of Rhodes are presently subject to a real property tax of 0.6 percent. In other words, the real estate tax charged for the foundations’ immovables belonging to the Turks living in Rhodes and Kos is at the same rate as the tax paid by commercial institutions. In contrast, Orthodox Christian Church Institutions and the Church in Greece are exempt from all types of taxes. It can be seen that this situation displays no equality. This unfair practice has almost turned into a mechanism to create excuses for the disposal of foundation assets.

 

 

 

Dear Minister,

Muslim Turkish Foundations in Greece were established in accordance with the Ottoman State’s Legal System prior to the 1923 Lausanne Peace Treaty, and today the foundations are supposed to be administered in compliance with the rules of Universal Law, Ottoman Law, Islamic Law and relevant bilateral treaties. In this context, what is known but avoided to be expressed is the fact that “Foundation Properties cannot be bought, sold, acquired and shared as inheritance” according to the Waqf (Foundation) Regulations.

According to the Treaty of Lausanne, provisions of the Regulations on Foundations render all sale and donation transactions up to date null and void.

Foundations Administration does not hold any Property Deeds for properties like Mosques, Schools, Madrasahs, Graveyards and Public Fountains which serve faithful congregations and public good. The legists who prepared the Regulations on Foundations avoided issuing property Deeds for such properties on purpose in order to prevent foundation properties from being sold. Therefore, the provision that “a property without a property deed cannot be sold legally” is valid and must be upheld.

On the other hand, it is clear that protection of these foundation properties is a matter associated with freedom of religion and worship for the Muslim Turkish congregations of Kos and Rhodes. Protection of the properties in question is essential for these congregations to practice their rights of religion and worship. Therefore, it is our belief that the liquidation actions undertaken by the Board of Directors assigned by the Greek Government also constitute restriction of the freedom of religion and worship.

In summary, according to the ECHR and the European Union criteria, all these sales transactions conducted so far are illegal and void.

 

Dear Minister,

According to the information we have obtained from our cognates about the sale of the foundation properties in Kos again recent months, it is understood that you stated during a visit to Kos that maintenance and repair of damaged mosques should not be expected from the state and as for the restoration of the Cezayirli Gazi Hasan Pasha Mosque at the city center which was damaged during the 2017 earthquake, you proposed that 20 acres of the foundation’s 38-acre land in the Çayır / Selveri region be sold to the neighboring hotel establishment for 600 thousand Euros.

Dear Minister,

In all likelihood, we interpret your proposal as a confirmation of the fact that the Greek authorities’ encouragement for the sale of Foundation properties demonstrates that the Greek Government is not able to fulfill its obligations to protect the historical and cultural monuments in Greece with its own resources. However, your attitude harboring a negative approach is considered as a clear indication that the Greek authorities continue to pursue the Greek policy towards the liquidation of the Foundation’s assets.

 

Dear Minister,

As you know, Turkey displays great co-operation for the protection of the foundation assets from the Ottoman period in the Balkans and other countries. In this connection, we also believe Turkey shall be open to future Greek demands for cooperation in this matter.  Also, we would like to express that our association is ready to provide all kinds of material and moral support for any possible cooperation between the two countries.

 

Dear Minister,

Our association is in a position to address this issue as described among the objectives of our charter and by virtue of our belonging to Rhodes and Kos. However, protecting the heritage left to us by our ancestors through Foundations primarily falls under the responsibility of the Greek State.

As a non-governmental organization, we expect Greece to demonstrate due sensitivity regarding the issue of discontinuing the sale or transfer of the properties of the Foundation, save for our legal rights.

On behalf of our association, I kindly submit the case to your attention.

 

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı

President